Vaka Analizleri
Global hastalıklarla mücadelede kullanılan ilaçlar
Sıtma, her yıl gelişmekte olan ülkelerde, çoğunluğu çocuklar olmak üzere, bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açıyor. Afrika'da yılda en az 12 milyar dolar kayba neden olan bu hastalık, kamu sağlığı harcamalarının yaklaşık %40'ını oluşturuyor.
Sıtma ve gelişmekte olan ülkelerde görülen diğer hastalıklar konusunda geçtiğimiz yıllara ait az sayıda araştırma bulunuyor. Gelişmekte olan ülkeler yeni ilaçlara aktarılacak mali kaynaktan genellikle yoksun kalıyor ve bu nedenle firmaları bu ilaçları geliştirmeye teşvik edecek destek bulunmakta güçlük çekiliyor.
Son beş yıl içinde kamu-özel sektör işbirlikleri, araştırma alanlarını sıtma ve gelişmekte olan ülkelerde görülen diğer hastalıklara kaydırdı. GSK olarak, konuyla ilgili birkaç ortaklık modeli içinde yer aldık.
Çeşitli kamu kuruluşları ve Bill&Melinda Gates Vakfı araştırmaya fon sağlamak ve gelişmekte olan ülkelerin yeni ürünlere erişimine yardımcı olmak adına pek çok ortak başarıya imza attılar.
Sıtma İlaçları Girişimi (The Medicines for Malaria Venture [MMV]) halen farklı geliştirme evrelerinde 21 projeyle tarihteki en geniş sıtma ilacı araştırma portföyünü yönetmektedir. GSK akademik kurumlar, biyoteknoloji firmaları ve diğer ilaç firmalarıyla birlikte MMW'nin birkaç ortağından biridir.
Afrika'da sıtma tedavisi için kullanılan, satın alınabilir, sabit dozlu bir kombinasyon olan ilaç , MMW projelerinden biri... Bu ilaç, kamu-özel sektör işbirliği yoluyla geliştirilen ilk yeni sıtma tedavilerinden biri olan GSK’nın aynı alandaki bir başka ilacını baz aldı. 2005 yılında tamamlanan klinik çalışmalar bu keşfin ilaca dirençli sıtmada etkili olabildiğini gösterdi.
Benzer bir ortaklık olan Malaria Vaccine Initiative (Sıtma Aşısı Girişimi [MWI]) sıtma aşısının geliştirilmesini hızlandırıyor. 2004 ve 2005'te kritik önem taşıyan klinik çalışmalarımız, bir aşımızın 18 aylık dönem içinde 1-5 yaş arası çocuklarda etkili olduğunu ortaya çıkardı. Böylelikle, ilk kez bir aşının bir parazitoza karşı etkili olduğu kanıtlandı. Bu sonuçlar, dünya çapında korkunç ıstıraplara neden olan sıtmaya karşı bir aşı geliştirmenin mümkün olabileceğini gösterdi.
GSK Ürün Bağışları
GSK antibiyotikleri hem basit hem de yaşamı tehdit edici enfeksiyonlarla savaşıyor. 2005 yılında felaketlerdeki yardım çabalarına karşılık olarak, gönüllülük ilkesiyle görev yapan doktorlara seyahat tipi ambalajlarda £ 27 milyon değerinde antibiyotik ve farklı ihtiyaçlara yönelik ilaç bağışında bulunduk.
Üç yaşındaki Rosa Angelica Pravia, yapılan yardımlardan faydalanan binlerce kişiden sadece biri. Rosa’nın doktoru, enfeksiyonun menenjite dönüşebileceğinden endişelendi ve onu Güney Amerika'nın uzak bir yöresinde bulunan hastaneye kabul etti. 10 çocuklu baba ananas temizleyerek günde yalnızca $ 2 kazanıyordu. Rosa'nın tedavisi için ilaç parası bulunamadı. Hastane, "MAP International" kuruluşundan, içinde bizim antibiyotiklerimizinden biri de olmak üzere yakın zamanda ilaç bağışı almıştı. Üç gün içinde Rosa tehlikeyi atlattı. Doktorun, GSK'ya ait bu antibiyotiğin Rosa’nın hayatını kurtardığını söylemesinden büyük mutluluk duyduk.
Bu ürünlerin birçoğu "AmeriCares, Direct Relief, InterChurch Medical Assistance, MAP International ve Project HOPE" gibi yardım kuruluşlarından gelen özel talepleri karşılama amacıyla bağışlanıyor.
MAP International, üstlendiği tıbbi misyon gereği, GSK'nın bağışladığı bazı antibiyotikleri seyahat ambalajları şeklinde hazırlıyor. Bu ambalajlar sağlam, dolu ve sağlık ekiplerinin gelişmekte olan ülkelerde çok çeşitli hastalıkları tedavi etmesini sağlayan portatif ilaç kutuları... Yakın zamanda Zambia'daki misyonunu tamamlayan bir MAP ekibinin bildirdiğine göre, "antibiyotikler yaşamı tehdit eden birçok enfeksiyonu tedavi etmiştir."
Bölgedeki doktorlar, reçeteledikleri ilaçları satın alma gücü olmayan hastaları görmek amacıyla uzak köylere gidebildiklerini ifade ettiler. "GSK'nın yardımı olmasaydı bu kadar çok hastayı göremeyecek ve ilaç yardımı yapamayacaktık," şeklinde açıklama yaptılar. Bu geri bildirimler bizim için gerçekten çok değerli.
Atık Metanı Kullanarak Enerjiden Tasarruf Sağlama
GSK'nın Hindistan Rajahmundry'deki tüketici sağlığı merkezi, atık su çamurunun anaerobik yolla parçalanmasıyla oluşan ve daha önce boşa giden metan gazını depoluyor. Bu gaz, tesisin kantininde sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) yerine kullanılıyor. 2005 yılının Mart ayında tamamlanan "USE MEthane" projesi, LPG kazanları riskini azalttı ve kaynakları elde tutmayı; para ve atıklardan tasarruf edilmesini sağladı.
Fabrikanın “atıkları işleme tesisleri”nde metan oluşturuluyor. Daha önce yüksek derecede parlayıcı özelliği bulunan gazın çoğu, alev bacalı fırınlarda yakılıyor ve bir bölümü damıtılmış suyun üretiminde kullanılıyor. USE MEthane projesi kapsamında, gazın üretim sürecine nasıl katılabileceği üzerinde duruldu ve çözüm olarak kantinde kullanılmasına karar verildi.
Fabrika’nın anaerobik parçalama tesislerinden kantine boru hattı çekildi ve LPG tüketimine son vermek için, metan kullanımına uygun yeni fırınlar alındı.
Proje, tesisin kantininde kullanılan LPG miktarını % 80 oranında azalttı. Proje kapsamında gerçekleştirilen bu çalışma, yılda 1000 £'tan fazlasına mal olan 255 varil gaz tasarrufu sağlamak anlamına geliyor. Bu projeyle LPG kazanı depolama güvenliği iyileştirildi ve patlama riski anlamlı ölçüde azaltıldı.
EHS girişimlerinde USE Methane, CEO'muzun "EHS Çevre Mükemmeliyet Kategorisi"nde birincilik ödülüne layık görüldü.